Andrea Pirlo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Andrea Pirlo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Ağustos 2013 Salı
Aga Bu Nedir?: #25 Şansöyle ve Soytarı
Mario Balotelli'nin türlü türlü huyu olduğunu hepimiz biliriz lakin bu ironi olmuş. Piyanonun başında o heybetli duruşu ile seyreyleyen Andrea Pirlo ise nefis. Arşivlik video. Yeni nesillere aktarılası:
Ufuk Tolga Aldırmaz
2 Mart 2013 Cumartesi
Juve Şampi...
Stadio San Paolo'da oynanan ve Serie A'nın bu sezonki kaderini bizatihi çizecek olan karşılaşmada Napoli ile Juventus 1-1'lik skor ile sahadan ayrıldılar. Maça çıkmadan önce tarafların puanları sırası ile 52 ve 58 idi. Juventus böylelikle altı puanlık farkı koruyarak bana göre şampiyonluk için büyük bir adım attı. Son yıllardı ha oldu ha olacak ha geldi ha gelecek diye diye bu noktalara geldi Napoli. Bu gece kazanmış olsalardı San Paolo'da "Şampiyonluk şarkısı düşmesin dillerden" diye bağıracak bir kesim olacaktı. İşleri çok zor.
Maça baktığımızda iki tarafın da 3-5-2 ile başladığını göreceğiz. Juventus'un daha net bir şablonu olduğunu söyleyebiliriz. Beşlinin kanatları sürekli gidip gelerek savunma ve hücumda duracakları yeri iyi biliyorlar. Orta üçlü de aynı şekilde. Savunma zamanı forvet ikilisinden Sebastian Giovinco ya da Mirko Vucinic de duruma göre geri gelerek orta sahalarına yardım ediyordu. Napoli'de ise işler biraz daha komplike. Savunma üçlüsünün yanına gelen birer bek ve neredeyse stoperlerin arasına girecek kadar yaklaşan bir "deep-lying playmaker" Gökhan İnler mevcut. Valon Behrami ile Andrea Pirlo'yu kilitleme çabasına girerlerken Marek Hamsik de daha serbest bir rolde forvet bölgesine katılıyordu. Kimi zaman sol forvet olup kimi zaman da hafif çakma bir trequartista görünümünü alıyordu. Tüm bunların yanında iki taraf adına da en önemli durum Pirlo'nun Napoli tarafından "oynatılmamaya" çalışılması oluyordu.
Juventus Giorgio Chiellini ile golü bulana kadar hemen hemen dengede giden oyun, golden sonra Napoli'nin boyundurluğundaydı. Net biçimde Juventus boğdu demek külliyen yalan olur. Boyundurluk sadece topa hükmetmek anlamında. Zira moment ele geçmesine rağmen üçüncü bölgede efektif olamadılar. Özellikle Cheillini'nin net müdahaleleri ve maçın genelinde oynadığı kusursuz oyun muazzamdı. Her ne kadar tasvip etmesem de Edinson Cavani ile oyun içinde oyun oynayarak sahadan sildi diyebiliriz, abartı olmaz.
Juve'nin kendi yarı sahasından uzun topla çıkıp rakibi gafil avlamaya çalıştığı bir zaman dilimi vardı ki Pirlo ve Bonucci'nin müthiş adam kaçırışları göz doldurdu. Özellikle Pirlo'nun "pasında" Arturo Vidal'in ikiye iki pozisyonda sıkışmış topu sağ kanattan muhteşem ortalaması takdire şayandı. İki enstantanede de Mirko Vucinic'in net pozisyonları bitirememesi de sanırım Juventus'un neden fellik fellik golcü aradığının kanıtıdır. Bu ataklardan gol çıkmayınca topu rakibe vermenin cezasını Gökhan İnler'in golü ile çektiler. Güzel vuruş Leonardo Bonucci'nin kafasına da çarpınca uzanması imkansız bir yere gitti. Kritik dakikada gelen gol Napoli'yi oyunun içine attı.
İkinci yarıda topu da oyunu da kontrol altına alan Juventus için karşı hamle Walter Mazzari'den doğrudan doğruya geldi. Napoli'yi dörtlü savunmaya döndürdü ve hızlı çıkışlar ile rakip kalede önemli pozisyonlar yakaladı. Özellikle '72'de Hamsik'in ceza sahası dışından sektirdiği topu üç direk arasına yollayamayan Walter Gargano belki de takımını uzun vadede şampiyon yapacak golü de atamıyordu.
Açıkçası Juventus'un bu kadar resesif bir şekilde sahada yer alacağını düşünmüyordum. Savunmaları ve şansları ile istediklerini almayı başardılar.İki yıl önce Pirlo'ya burun kıvırıp Buffon takımdan gitsin diyebilen siyah beyazlı taraftarlar sezon sonunda şampiyon olduklarında o zamanları hatırlayıp kendileri ile dalga geçse yeridir. Geçmelidir de. Ayrıca izlediğim her dakika ayrı ayrı meziyetlerine hayran olduğum futbolcu Pirlo. Futbolu bırakması uzun sürmeyecek. Bence onun da tadını çıkaralım. Hele ki bir bir sahneden çekilenleri gördükçe.
NOT: Maçın adamı Giorgio Chiellini'dir. Plase Valon Behrami.
Ufuk Tolga Aldırmaz
Maça baktığımızda iki tarafın da 3-5-2 ile başladığını göreceğiz. Juventus'un daha net bir şablonu olduğunu söyleyebiliriz. Beşlinin kanatları sürekli gidip gelerek savunma ve hücumda duracakları yeri iyi biliyorlar. Orta üçlü de aynı şekilde. Savunma zamanı forvet ikilisinden Sebastian Giovinco ya da Mirko Vucinic de duruma göre geri gelerek orta sahalarına yardım ediyordu. Napoli'de ise işler biraz daha komplike. Savunma üçlüsünün yanına gelen birer bek ve neredeyse stoperlerin arasına girecek kadar yaklaşan bir "deep-lying playmaker" Gökhan İnler mevcut. Valon Behrami ile Andrea Pirlo'yu kilitleme çabasına girerlerken Marek Hamsik de daha serbest bir rolde forvet bölgesine katılıyordu. Kimi zaman sol forvet olup kimi zaman da hafif çakma bir trequartista görünümünü alıyordu. Tüm bunların yanında iki taraf adına da en önemli durum Pirlo'nun Napoli tarafından "oynatılmamaya" çalışılması oluyordu.
![]() |
| Birbirlerini azıcık seviyorlar vol1 |
![]() |
| Birbirlerini azıcık seviyorlar vol2 |
Juventus Giorgio Chiellini ile golü bulana kadar hemen hemen dengede giden oyun, golden sonra Napoli'nin boyundurluğundaydı. Net biçimde Juventus boğdu demek külliyen yalan olur. Boyundurluk sadece topa hükmetmek anlamında. Zira moment ele geçmesine rağmen üçüncü bölgede efektif olamadılar. Özellikle Cheillini'nin net müdahaleleri ve maçın genelinde oynadığı kusursuz oyun muazzamdı. Her ne kadar tasvip etmesem de Edinson Cavani ile oyun içinde oyun oynayarak sahadan sildi diyebiliriz, abartı olmaz.
Juve'nin kendi yarı sahasından uzun topla çıkıp rakibi gafil avlamaya çalıştığı bir zaman dilimi vardı ki Pirlo ve Bonucci'nin müthiş adam kaçırışları göz doldurdu. Özellikle Pirlo'nun "pasında" Arturo Vidal'in ikiye iki pozisyonda sıkışmış topu sağ kanattan muhteşem ortalaması takdire şayandı. İki enstantanede de Mirko Vucinic'in net pozisyonları bitirememesi de sanırım Juventus'un neden fellik fellik golcü aradığının kanıtıdır. Bu ataklardan gol çıkmayınca topu rakibe vermenin cezasını Gökhan İnler'in golü ile çektiler. Güzel vuruş Leonardo Bonucci'nin kafasına da çarpınca uzanması imkansız bir yere gitti. Kritik dakikada gelen gol Napoli'yi oyunun içine attı.
İkinci yarıda topu da oyunu da kontrol altına alan Juventus için karşı hamle Walter Mazzari'den doğrudan doğruya geldi. Napoli'yi dörtlü savunmaya döndürdü ve hızlı çıkışlar ile rakip kalede önemli pozisyonlar yakaladı. Özellikle '72'de Hamsik'in ceza sahası dışından sektirdiği topu üç direk arasına yollayamayan Walter Gargano belki de takımını uzun vadede şampiyon yapacak golü de atamıyordu.
Açıkçası Juventus'un bu kadar resesif bir şekilde sahada yer alacağını düşünmüyordum. Savunmaları ve şansları ile istediklerini almayı başardılar.İki yıl önce Pirlo'ya burun kıvırıp Buffon takımdan gitsin diyebilen siyah beyazlı taraftarlar sezon sonunda şampiyon olduklarında o zamanları hatırlayıp kendileri ile dalga geçse yeridir. Geçmelidir de. Ayrıca izlediğim her dakika ayrı ayrı meziyetlerine hayran olduğum futbolcu Pirlo. Futbolu bırakması uzun sürmeyecek. Bence onun da tadını çıkaralım. Hele ki bir bir sahneden çekilenleri gördükçe.
NOT: Maçın adamı Giorgio Chiellini'dir. Plase Valon Behrami.
Ufuk Tolga Aldırmaz
Etiketler:
Andrea Pirlo,
Edinson Cavani,
Giorgio Chiellini,
Gökhan İnler,
Juventus,
Maç Değerlendirmesi,
Marek Hamsik,
Mirko Vucinic,
Napoli,
Napoli 1-1 Juventus,
Serie A,
Valon Behrami
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

