Real Sociedad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Real Sociedad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2013 Cuma

Onlar Şimdi Nerede? #3



Hollanda'nın Enschede kentinde doğup büyüyen Sander Westerveld, Enschede kulübü olan Twente'de profesyonel futbol kariyerine başladı. Burada yedek kaleci olarak kalıp daha sonra 1996-1997 sezonunda Vitesse'nin yolunu tutar. İlk on bir oyuncusu olup dikkatleri üzerine çeker. Belki de bu spora başlayan her çocuğun hayalinde olan kulüplerden birine, Liverpool'a yolu düşer. 1999-2000, 2000-2001 yıllarında as olarak giydiği formayı 2001-2002 yılının ilk maçı olan Bolton Wanderers deplasmanında yediği gol, biletinin kesilmesi anlamına gelir. Gerard Houllier tarafından yollanır. Yerine Liverpool tarihinde önemli yeri olan Jerzy Dudek ve Cris Kirkland alınır.

Bu olaydan sonra daha sezonun başında kendisi için belki de en önemli kulüp olan Real Sociedad'a transfer olur. Benim için önem arz eden kısım da tabii ki bu. Özellikle Nihat Kahveci'nin takımı diye mercek altına aldığımız dönemlerde Sociedad'da gösterdiği performans ve saçlarından ötürü dikkat çeken tipi o dönem benim gibi çocuk olan herkesin aklına kazınmıştır. Sokaklara döküldüğümüzde kaleye geçen herkesin istisnasız bir kez cümle içinde kullandığı bir isimdi. O dönem Sociedad'ın Real Madrid'in ardından kıl payı kaçırdığı şampiyonlukta gösterilen başarının en önemli yapı taşlarındandı.

2004-2005 sezonuna kadar Sociedad'da barınan Westerveld, bu sezon Mallorca'ya kiralanır. Yalnızca altı müsabakada boy gösterdikten sonra Portsmouth'a geçer. Orada da altı kez forma giyip ikinci yarı Everton'ın yolunu tutar. İngiltere'ye yaptığı ikinci çıkarmasında da başarılı olamayıp İspanya'ya bu kez Almeira için döner. Kalenin tapusunu alır. İdare eder diye nitelenebilecek sezonun ardından artık anavatana dönme zamanı gelmiştir. Sparta Rotterdam ile tekrar Hollanda'ya dönen file bekçisi(mecaz-ı mürseller içinde en beğendiğim),  burada da tutunamaz. Clarence Seedorf'un İtalya'da ekonomik olarak sahip olduğu Monza adlı Serie C takımına Seedorf'un kardeşi ile birlikte transfer olur. 2 yıl boyunca burada oynayıp şuanda da Ajax'ın Güney Afrika'daki takımı olan Ajax Cape Town'a transfer olmuştur. Hala daha Ajax CT formasını terletmekte olan otuz sekizlik kalecinin son durağı Güney Afrika mı olacak? Hep birlikte göreceğiz.

Ufuk Tolga Aldırmaz

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Kazanan Hep Alt Yapı Olsun(Sporting- Sociedad)


Biraz değişiklik yapalım istedim. 2011-2012 sezonu La Liga açılış maçı ile başlıyoruz yazımıza. Maçın adı Sporting Gijon- Real Sociedad.

Ev sahibi Gijon yeni stadı ile sezona başlıyor. Güzel de bir stad olmuş. Bizi kıskandıracak nitelikte. Real Sociedad da teknik direktörlük değişimi yapıp sezona başlıyor. Fransız Philippe Montanier ile 2 yıllık kontrat yaptılar. Yerinde bir değişim olduğunu söyleyebiliriz.

Gelelim kadrolara. Daha doğrusu ön plana çıkanlara. San Sebastian ekibinden başlayalım. Kadrolarına Vela ve Mariga gibi “büyük takım” görmüş iki isim kattılar. Kesinlikle faydaları olacaktır. Bugün Vela sahadaydı. Mariga ise sakatlığı nedeniyle görev alanında yoktu. Açıkçası Vela gibi çok güvenilen genç yeteneği buralarda görmek ilginç geliyor. Hele ki o muhteşem U17 Dünya Kupası performansından sonra… Hatırlayacak olursak Vela ve Dos Santos Meksika’ya inanılmaz katkılarda bulunmuş ve kupayı kazanmalarını sağlamışlardı. Şu anda ikisi de yokları oynuyor dersek yanlış söylemiş olmayız. Sociedad’da Xabi Prieto’yu göz ardı etmek olmaz. Böyle bir yetenek nasıl olurda –tabiri caizse- buralarda sürünür gerçekten irdelenmesi gereken bir konu. Ülkemizde üç büyüklerde çok rahat 11 oyuncusu olabilecek nitelikte bir isim kendileri… Sporting’e gelecek olursak  ilk bakışta Eguren ve FM efsanelerinden biri olan Trejo dikkatleri çekiyor.

Maç başladığı andan itibaren Sociedad’ın Gijon’dan üstün olduğunu net bir şekilde anlayabildik. Ancak Sociedad’da Gijon’da bu ligde tutunması kolay olan ekiplerden olmayacak buna daha ilk maçtan kesin gözüyle bakabiliriz. Birbirlerine taktiksel anlamda üstünlük kurabildi mi diye soracak olursanız kesinlikle hayır derim. Ancak Sociedad’da kaliteli ayak sayısı daha fazla. Maç içinde Gijon’da sadece De Las Cuevas parladı. Gerçekten sağ ayağına hakim bir oyuncu. Bütün duran toplar onda. Gijon onun ayağına bakıyor dersek yeğdir. Bu maç sayesinde De La Cuevas radarıma takılmış durumda. Bakalım nasıl bir gelişim gösterecek 25 yaşındaki oyuncu.

Orta saha mücadelesi şeklinde geçen mücadele sonucu 35. dakikada ilk defa organize bir pas ağı yapan Sociedad; Aggiretxe ile şık bir kafa golü buldu. Sociedad’ın bu dakikadan sonra çok daha rahat oynadığını söyleyebiliriz. 65.dakikada ikinci kez usta işi paslaşmalar yapıp yine Aggiretxe’nin kafasından golü bulup daha da rahatladı Sociedad. Ancak  2 dakika sonra Carlos Martinez bir penaltı “yaptırdı” ve topun başına o çok beğendiğim De Las Cuevas geçti. Nitekim golü de şık bir vuruşla hanelerine yazdırdı. Bu dakikadan sonra Gijon’un daha atak olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Maç normalinde ilerledi. Bitime 2 dk kala da ev sahibi ekipten Lora kırmızı kartı gördü. Maç da 2-1’lik Sociedad üstünlüğüyle sona erdi.

Bu maçın önemi nedir benim için? Şudur: San Sebastian’dan çıkan alt yapı mahsülü gençler  2-3 yıl içinde tekrar atağa geçecekler. Nihatlı Kovacevicli Sociedad’ı unutmadınız umarım? Kazanan her zaman alt yapı olsun diyorum ve Sociedad’ı tebrik ediyorum.

NOT: Xabi Prieto’ya saygılar, De Las Cuevas’a da sevgiler…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...