Almanya 2-1 Hollanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Almanya 2-1 Hollanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2013 Salı

Nereden geliyor bu paranın suyu?


Galatasaray ara transfer döneminde dünyaca ünlü yıldızlar Sneijder ve Drogba'yı kadrosuna katarak Türk futbol tarihinin en büyük transfer süksesini yaptı.
Fildişili oyuncuya, 2012-2013 2.yarı sezonu için 2.000.000 avro ve 2013-2014 sezonu için 4.000.000 avro sabit transfer ücreti ve 15.000 avro maç başı ücret ödeyecek olan Galatasaray, yıllık 5 milyon Avro kazanan Sneijder transferiyle beraber büyük de bir maaş külfetinin altına girdi.
Transfermarkt'a göre toplam takım değeri 147.750.000' Avro'yu  bulan Galatasaray'ın, Drogba ve Sneijder'in de takıma katılmasıyla oyuncularına ödediği yıllık ücret de 40 - 45 milyonu bulacak
UEFA kasaları doldurdu
Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye'yi temsil eden tek takım olan Galatasaray, UEFA'dan büyük bir kazanç sağlıyor.
Şu ana kadar Şampiyonlar Ligi'nde yer almasından ötürü kasasına toplam 24 milyon Avro giren Galatasaray, Braga'yı mağlup etmesinin ardından 3.5 milyon euro başarı primi ve 1 milyon Avro da galibiyet primi aldı ve toplamda 4.5 milyon Avro daha kazandı. Şampiyonlar Ligi'nde kazandığı başarılar sonrası toplamda 28.5 milyon Avro'luk bir gelirin sahibi olan Galatasaray, çeyrek finale kalması ihtimalinde ise 3.9 milyon Avro daha bonus alacak.
GS Store'lar  para basıyor
Şampiyonlar Ligi'nden şimdiye kadar 30 milyon Avro'ya yakın bir ücret kazanan sarı - kırmızılılar, forma satışından da geçtiğimiz senelere göre büyük bir kar elde ediyor. 
Geçtiğimiz sezon kazanılan şampiyonluğun ardından bu sezon,  Şampiyonlar Ligi'nde 2.tura çıkma başarısı gösteren Galatasaray, başarılı sonuçlar elde ettikçe forma satışlarında da büyük bir gelirin sahibi oluyor. Son 2 sezonda yaklaşık 25 - 30 milyon Avro'ya yakın bir gelirin sahibi olan sarı - kırmızılılar,GS Store'lardan büyük bir gelir elde etmiş durumda.
Yayın hakkından gelen gelir
Geçtiğimiz sezon uygulan Süper Final sonucunda ligi şampiyon tamamlayarak yaklaşık 70 Milyon Lira'lık bir gelir kazanan Galatasaray, bu sezonu da şampiyon tamamlaması halinde 60 - 70 milyon Lira'lık bir gelirin sahibi olacak.
<b>Kombine satışında çılgın rakamlar</b>
TT Arena'ya geçişinin ardından kombine gelirinde rekor rakamlara ulaşan Galatasaray, kombine bilet satışında ilk sırada yer alıyor. Geçtiğimiz sezondan bu yana 40 bin koltuğun satıldığı Arena'dan 27-30 milyona yakın bir gelir elde Galatasaray, bu sezon en çok kombine satan takım olma alanında ilk sırada yer alıyor.
Başarıya endeksli 
Geçtiğimiz sezon ligi şampiyon tamamlayan Galatasaray, 19.haftasını tamamladığımız Süper Lig'de liderliğini koruyor. 2011 yılında Adnan Polat'dan başkanlık koltuğunu devralan Aysal yönetimi göreve geldiğinde borç 315,2 milyon dolar idi. Başarılı sonuçlar elde ettikçe taraftarını stadyuma çeken ve forma satışından da büyük bir kazanan Galatasaray ekonomisi başarıya endeksli ilerliyor. Drogba ve Sneijder transferleriyle büyük bir mali yükün altına giren Galatasaray'ın ekonomik gelişimini sürdürmesi adına Süper Lig'de şampiyon olması ve gelecek sezon da Şampiyonlar Ligi'ne katılması elzem gözüküyor. Bu alanlardan gelecek başarılar sonucu kazanılacak gelirleri düşünerek yapılan pahalı transferin gelirlerini karşılayabilmek adına gelecek sezon da Avrupa'da başarılı olmak Galatasaray için olmazsa olmaz durumda.
UEFA sopası kalkabilir
Gelecek sezon yürürlüğe girecek olan UEFA Finansal Fair - Play uygulamasıyla takımların gelir - gider dengelerini sağlama zorunluluğu nedeniyle bu sezon Avrupa transfer piyasasında farklı bir süreç yaşanıyor.
Yüksek yıllık ücretleriyle takımlarına külfet olan pek çok dünya yıldızı, takımlarıyla yollarını ayırdı. Avrupa'da ekonomik durumlarını UEFA'nın belirlediği seviyede dengelemeye çalışan pek çok kulüp yıldız oyuncularını elinden çıkarırken takımlarımızın transferde astronomik harcamalar yapması büyük risk arz ediyor. Yıllık ücretinde indirim talebini kabul etmeyen Sneijder'i kadro dışı bırakan, mali dengeyi sağlama çabaları nedeniyle sezon başında Maicon ve Julio Cesar gibi oyuncularını takımdan gönderen İnter, Arap iş adamlarının finansörlüğündeki PSG,Manchester City ve Abrahamovic'in Chelsea'si Fair - Play uygulaması dahilinde tehlike arz eden takımlar. 
Beşiktaş'ı almamışlardı
Geçtiğimiz sezon içinde bulunduğu ekonomik sorunlar nedeniyle UEFA'ya alınmayan Beşiktaş ve alacak ödemelerinde yaşadığı sorunlar nedeniyle bu takımları cezalandıran UEFA, Malaga'yı da gelecek sezon için Avrupa'dan men etmişti.

14 Haziran 2012 Perşembe

Deutschland Über Alles!

Akşamki maç gibi iki takım adına da farklı anlamlar ifade eden bir mücadele idi. Tıpkı Portekiz gibi yine özellikle Hollanda gibi bu maçın anlamı çok daha büyüktü.

Bunun bilincinde olarak Hollanda topu hakimiyetine alarak başladı. Bununla beraber ilerleyen dakikalarda buna biraz da Almanya'nın izin verdiğini gördük. Almanlar benim gördüğüm en mükemmel savunmayı yaptılar ilk on dakika içerisinde. Uzun zamandır futbol izleyicisiyim böyle bir savunma anlayışı görmedim. Üç blok halinde oyun alanını öyle bir daraltıyorlar ki rakibin gelip araya girmesi imkansız hale geliyor. Bunu biraz hafifletmeye başladıklarında ise van Persie'nin araya kaçışları başladı. O ölü toprağını biraz üstünden atmış olsa maça güzel bir başlangıç yapmış olacaklardı.

Hollanda da top Almanlar'a geçtiğinde topluca topun arkasına geçme çabasındaydı ki Almanlar bunun bilincinde olarak biraz da kontra-atağa gitmeyi düşünüyorlardı. Nitekim kaptıkları bir topta hızlı pas oyunuyla çıkıp Mesut'un tüm defansın balansını sola kaydırması ile birlikte orta sahada Schweinsteiger unutuluyor ve onun mükemmel pasının neticesinde Gomez'in güzel vuruşu Almanlar'ı 1-0 öne geçiriyordu. Ardından Almanlar biraz daha topu ayaklarına alarak rakip defansın beklerinin vasat oynamalarını kullanma çabasındaydı. Nitekim bunu da becerdiler. De Jong ve Bommel o noktalarda sürekli fauller yapıyordu. Badstuber'in vuruşunu Stekelenburg'un çıkarışı maçın kader anlarından biriydi. Üzerinden fazla zaman geçmeden Willems'in kanadında Gomez-Mesut-Schweinsteiger-Gomez paslaşması neticesinde klas da bir vuruş neticesinde Almanlar 2-0 öne geçerek önemli bir avantaja sahip oluyorlardı.

İkinci yarı van Marwijk, van der Vaart ve Huntelaar'ı alarak başladı. Artık top, tüfek ne varsa saldıracak diye düşünürken açıkçası son yirmi dakikaya kadar öyle olmadı. Almanlar'ın tempoyu kontrol etmesi de bunda büyük etkendi tabii. Ne olursa olsun Hollanda'dan en azından savaşmasını da bekliyordum. Nitekim bir kaç ayakta kalan adamdan biri olan van Persie tamamı ile kişisel çabası ve biraz da Alman defansının hatası ile güzel bir gole imza attı. Daha sonra bundan ilham alarak Sneijder'in de yaptığı birkaç dış şuttan da sonuç alamamaları maçın skorunu 2-1 olarak tayin etti.

Kilit nokta Hollanda'nın elenecek konuma gelmesinden çok o keyif veren futbol anlayışlarının da şu turnuva itibari ile yok olması. Sanırım elendikleri takdirde gönderilecek olan van Marwijk'ın aksine total futbolun izlerini taşıyan bir teknik adam gelirse şaşırmamalıyız. Mühim olan da dengeyi tutturmak.

Almanlar ise o akıcı futbollarından çok uzak. Buna rağmen şu form düzeyleri yetiyor. İlerleyen turlarda vitesi arttıracaklardır. Grup liderliği geldiği takdirde final yolu açık. Bu yüzden Deutschland Über Alles!

Ufuk Tolga Aldırmaz
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...