Fransa'nın futbol tarihinin hemen hemen son 10-15 yılı kendileri için uçuk transfer bedelleri dolu transfer sezonları ile geçmiş. Özellikle Nasser Al-Khelaifi'nin Paris Saint-Germain'i ve Dmitry Rybolovlev'in de Monaco'yu satın almasından sonra işler iyice uçuk bir hal almaya başladı. İlk 20'ye bakacağız:
20. Augustine Okocha - 15.2 Milyon Euro
Fenerbahçe forması giydiği dönemden Jay Jay lakabı ile tanıdığımız Okocha, 1996'da Fenerbahçe'ye transfer olur. İki sezon formasını giydiği sarı lacivertli kulübe zamanın parası ile 15.2 milyon Euro kazandırıp olay olarak ülkemizden Paris Saint-Germain'e yollanır.
19. Fred 15.6 Milyon Euro
2005 yılında Brezilya'nın Cruzeiro Kulübü'nde 43 maçta 40 gol atarak dikkatleri üzerinde toplayan Fred, 2005-2006 sezonunun başında Olympique Lyon'un yolunu tutar. Lyon'da 108 maçta 40 gol 9 asist kaydeden Brezilyalı 2009'da tekrar ülkesinin yolunu tutacaktır.
18. Sonny Anderson 17.9 Milyon Euro
Barcelona'da isteneni veremeyen Anderson, Aulas'ın sonradan dilinin yanacağı meblağı ödemesine sebep olur. Kulüpte efsane olmasına rağmen bu bonservis bedeli Simon Kuper'in kitaplarında bolca dillendirilecektir. Anderson Lyon'da 110 kez forma giyip 71 kez gol katkısında bulunur.
17. Michel Bastos, Andre-Pierre Gignac, Kader Keita, Lucho Gonzalez 18 Milyon Euro
Geçtiğimiz günlerde Katar'ın yolunu tutan Bastos Lille'den Lyon'a geçerken, Gignanc Toulouse'da iki önemli sezonu geçirip Marsilya'nın yolunu tutarken, Keita yine Lille'den Lyon'a yollanırken ve son olarak da geçtiğimiz sezon tekrar Porto'ya geçiş yapan Lucho Gonzalez Marsilya'ya transfer olurken hep aynı bedelde buluştular. 18 milyon Euro ile dört isim 17. sırada buluşuyor.
13. Shabani Nonda 19.8 Milyon Euro
Ülkemizden yolu geçtikten sonra bestelere dahi adını yazdıran Nonda, Rennes de 62 maçta 36 gollük performansı sergileyince Monaco'nun yolunu tutar. Prenslikteyken Galatasaray'a karşı Şampiyonlar Ligi mücadelesine de çıkacaktır. 115 maçta 57 gol atan Nonda, bonservis bedelinin kefaletini kuruş kuruş ödemiştir.
12. Zlatan Ibrahimovic 21.4 Milyon Euro
Milan'dan Paris ekibine geçiş yapan Ibrahimovic'i anlatmaya gerek yok. Tek garip olan "Büyük Ibra'nın" 12. sırada kalmış oluşu.
11. Severino Lucas 21.5 Milyon Euro
Atletico Paranaense'de fena performans göstermeyip dönemin en pahalı transferine imza atan Severino Lucas'ın Rennes'e bu bonservis bedeli ile gidişi sanırım son olmuş. Şu günlerde dünyanın en iyi alt yapı organizasyonlarından birine sahip olan Breton ekibinin ağzı sütten fena halde yanmıştır. Öyleki forvet mekiinde görev alan Severino Lucas 72 maçta sadece altı gollük katkıda bulunabilmiştir.
10. Yoann Gourcuff 22 Milyon Euro
Yeni Zidanegiller'den olan Gourcuff Lyon'un aynı zamanda son büyük transferlerinden de oluyor. Lyon'da istenileni veremediği ise aşikar olan tek şey.
9. Lisandro Lopez 24 Milyon Euro
Porto'dan Lyon'a geçen Lopez, geçtiğimiz günlerde Katar'ın yolunu tutan bir başka Lyonlu oldu. 167 maçta 81 gol atıp 29 da asist yapan Lopez... E daha ne yapsın?
8. Joao Moutinho 25 Milyon Euro
Rybolovlev'in son dönem gözdelerinden biri. Hakkında henüz yorum yapamıyoruz.
7. Ezequiel Lavezzi 26 Milyon Euro
Paris odaklı yapılanmanın ilk ürünlerinden... Öyleki son dönem Napoli'nin çılgıncı harcamalar yapmasının ilk adımlarını atan bonservis bedeli olarak göze çarpmakta.
6. Nicolas Anelka 33.5 Milyon Euro
Paris Saint-Germain'in Arsenal'a 1 milyon Dolar karşılığında satıp 33.5 milyon Euro'ya Real Madrid'den aldığı adam. Ülkemize yolu düşenlerden.
5. Lucas Moura 40 Milyon Euro
Geçtiğimiz sezon Paris Saint-Germain Barcelona'yı Parc des Princes'de ağırlarken Avrupa futboluna ben geliyorum diyen adam...
4. Javier Pastore 41 Milyon Euro
Yukarıda Lavezzi'yi nitelerken yazdığım kelimelerin bir kısmını bu bölüme de yazıyorum. O gün şartlarında "ödenebilecek" olarak bakılan bonservis bedelini bugün "abartı" olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır.
3. Thiago Silva 42 Milyon Euro
Ibra ile paket halinde Paris'e gelen Silva'nın takımına katkısı yadsınamaz. Tıpkı Nonda gibi o da her maç bonservis bedelini fersah fersah geri ödüyor.
2. James Rodriguez 45 Milyon Euro
Rybolevlev'in son gözdelerinden diğer. Onun için umarım Pastore için yazdıklarımı dillendirmem.
1. Radamel Falcao 60 Milyon Euro
(Monaco'nun tüm transferlerine böyle başladık bozmayalım) Rybolovlev'in gözdesi değil, adeta elması. Dünyanın en iyi restoranındaki en iyi yemeklerden birini yemek gibi Falcao'yu kadronuzda bulundurmak. Yazmaya başladı, durmayacaktır da. Monaco'nun kesinlikle en iyi transferi. Hak ediyor.
Bu multimilyoner tayfaya yenilerinin de eklenebileceğini düşünecek olursak bu listeyi güncellemek zorunda kalabilirim, zor değil. Fransa futbolu ve dolayısı ile Ligue 1 gelişirken, bu isimlerin katkısını yadsıyan şamarlıktır. Maalesef endüstriyel futbolda gelinen nokta budur.
NOT: Bilgiler ve değerler şu yazıdan alıntılanmıştır: http://turkusev.blogspot.com/2013/06/ligue-1in-en-pahal-20-transferi.html
NOT-2: Eski değerler güncel hali ile servis edilmiştir.
Ufuk Tolga Aldırmaz
Nicolas Anelka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nicolas Anelka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ağustos 2013 Salı
Para Gani!
Etiketler:
Ezequiel Lavezzi,
James Rodriguez,
Javier Pastore,
Joao Moutinho,
Ligue 1,
Ligue 2,
Lisandro Lopez,
Lucas Moura,
Nicolas Anelka,
Radamel Falcao,
Thiago Silva,
Yoann Gourcuff,
Zlatan İbrahimovic
2 Şubat 2013 Cumartesi
Damga Vuran Devre Arası Transferleri Top10
Devre arası transferi denince aklımıza uç örnekler gelir. Ya hiç etki etmeyen -ki buna Beşiktaş'ın Tomas Jun transferini örnek verebiliriz- ya da direkt olarak katkı sağlayan ve takımını başarıya sürükleyen transferlerdir. Konumuz ikincisi. Yakın döneme damga vuran ve ligin kaderini değiştiren devre arası transferlere bakacağız. Geriden saymaya başlayalım.
10. Cenk Tosun:
Gaziantepspor'un 2010-2011 sezonu devre arasında Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımından transfer ettiği Cenk, kısa sürede muazzam işler yaparak Gaziantepspor'u sırtlayan isim oldu. O dönem takımının attığı gollerin çoğunda imzası vardı. Ligde çıktığı 14 maçta 10 gol 6 asist yapıp Anadolu'nun parlayan yıldızı haline geldi. Devam eden süreçte büyük işlere imza atamasa da hala potansiyeline güvendiğimiz isimlerden birisi.
9.Bobo:
2005-2006 sezonunun ortasında körpecik delikanlı iken bu topraklara ayak basan Bobo, daha ilk çıktığı maçta golünü atmayı başardı. Türkiye Kupası'nı o sezon müzesine götüren genç takımın en önemli silahlarından birisi haline geliyordu. Gol yüzdesi çok yüksek olmasa da ilerleyen sezonlarda Beşiktaş'ın tarihine geçecek bir yabancı futbolcu olmayı da başaracaktı.
8.Manuel Fernandes:
Hugo Almeida ve Simao ile birlikte havaalanına ayak basan Fernandes'e kimse iyi transfer gözüyle bakmıyordu. Aksine alternatif oluşturacak vasat bir yabancı olduğunu iddia eden kesim çoğunluktaydı. Kötü giden takımda kendini gösteremeyen Fernandes kupa finalinde kendini gösteriyor ve bonservisinin de sezon sonunda alınmasını sağlıyordu. O günden bugüne birçok badire atlatılmış da olsa ligin en değerli yabancı oyuncusu olma özelliğini Didier Drogba ve Wesley Sneijder gelmeden önce elinde bulunduruyordu.
7.Moussa Sow:
Ligue 1 şampiyonluğunu elde eden Lille'in en değerli oyuncularından olan Sow, o yıl gol krallığına da ulaşmıştı. Geçen yıl devre arasında Fenerbahçe'ye transfer olan Sow, lig ve kupa dahil 14 maça çıktı ve 8 gol 3 asistlik performansı Fenerbahçe'nin son hafta kaybettiği şampiyonluk ve kazandığı kupanın yolunda önemli bir "doping" unsuru haline geldi.
6.Nicolas Anelka:
Avrupa'nın devlerini teker teker gezdikten sonra Manchester City'den Fenerbahçe'ye 2004-2005'in devre arası yolu düşen Anelka, çok ses getirir. İnönü'de Beşiktaş'a attığı o malum gol hala aklımda diye de ekleyeyim. O devre 14 maça çıkıp 4 gol 3 asist yapan Anelka şampiyonlukta pay sahibi olsa da esas etkisini bir sonraki sezonda gösterecektir.
5.Necati Ateş:
Galatasaray'ın eski göz bebeği Necati, geçtiğimiz sezon devre arasında Antalyaspor'dan Galatasaray'a gelerek camiaya kendini tekrar ispat edecekti. Necati Galatasaray'ın gol yollarında çektiği sıkıntıya tam anlamıyla ilaç oldu. 14 maçta 8 gol atıp 6 da asist yapan Necati, takımının şampiyonluğa uzanmasını sağlayan faktörlerin belki de başında geliyordu. Xherdan Shaqiri'ye yönelip en sonunda Necati'yi alan yönetim, belki de bu hamlesine şükrediyordur.
4.Emre Güngör:
2007-2008 sezonunun devre arasında savunmasının direği Rigobert Song'u milli takımı ile Afrika Uluslar Kupası'na göndermek zorunda kalıyordu. Sezon başında alınan ve istenilen performansı vermeyen Ismael Bouzid'in Servet Çetin'in partneri olamayacağı anlaşılınca arayışa giren yöneticiler, Ankaragücü ile problem yaşayan Emre Güngör'ü takıma katar. Emre o dönem muazzam bir performans gösterip milli takımından dönen Song'u da kulübeye oturtup şampiyon kadronun en önemli parçalarından biri haline gelir. Sonrası malum: Euro 2008...
3.Franck Ribery:
Sessiz sedasız getirilen Ribery, aynı dönemde geldikleri Anelka'dan bile daha fazla etki bırakıp kısa sürede ülkesine dönse de ülkemizde çok iyi izlenimler bıraktı. Çok büyük bir gol ve asist yüzdesine sahip olmamasına rağmen oynadığı futbol ve aldıkları tarihi Türkiye Kupası galibiyeti ile benim için sıralamadaki yerini hak ediyor. Daha sonraki Marsilya ve Münih kariyerinin de etkisi yok desem yalan olacak. Haydi mazur görün beni.
2.Marcio Nobre:
Cüzzi rakamlara Cruzeiro'dan alınan Nobre, arkasında oynayan Alex de Souza'nın da yardımıyla 18 maça çıkıp 12 gol atarak ligi "süpürdü". 2003-2004 sezonunun kırılma anı şüphesiz ki Nobre'nin gelişi olacaktı. Ardından takip eden sezonlarda da takımın önemli bir parçası haline gelen Nobre, Beşiktaş ile de bir şampiyonluk kazanarak Türkiye'ye yolu düşmüş en önemli yabancı futbolculardan biri olarak hatırlanacak. İroniyi bulunuz.
1.Fabian Ernst-Yusuf Şimşek:
Mustafa Denizli'nin jokeri haline gelen Ernst ve Trabzonspor'un elinden adeta kapılan "yaşlı" Yusuf, Beşiktaş'ın yıllar sonra gelen ve aynı zamanda son şampiyonluğu olan sezonun bayrak isimleri haline geldi. Transfer nasıl yapılır sorusunun Ernst ile uzun, Yusuf ile kısa vade cevabı da Mustafa Denizli ile verilmiş oluyor. Rakamları da aktaracaktım lakin hiç içimden gelmedi. Tüylerim diken diken oldu o sezonun hayatımdaki yeri büyüktür. Büyük Mustafa'ya bir kez daha can-ı gönülden teşekkür ederim.
Ufuk Tolga Aldırmaz
10. Cenk Tosun:
Gaziantepspor'un 2010-2011 sezonu devre arasında Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımından transfer ettiği Cenk, kısa sürede muazzam işler yaparak Gaziantepspor'u sırtlayan isim oldu. O dönem takımının attığı gollerin çoğunda imzası vardı. Ligde çıktığı 14 maçta 10 gol 6 asist yapıp Anadolu'nun parlayan yıldızı haline geldi. Devam eden süreçte büyük işlere imza atamasa da hala potansiyeline güvendiğimiz isimlerden birisi.
9.Bobo:
2005-2006 sezonunun ortasında körpecik delikanlı iken bu topraklara ayak basan Bobo, daha ilk çıktığı maçta golünü atmayı başardı. Türkiye Kupası'nı o sezon müzesine götüren genç takımın en önemli silahlarından birisi haline geliyordu. Gol yüzdesi çok yüksek olmasa da ilerleyen sezonlarda Beşiktaş'ın tarihine geçecek bir yabancı futbolcu olmayı da başaracaktı.
8.Manuel Fernandes:
Hugo Almeida ve Simao ile birlikte havaalanına ayak basan Fernandes'e kimse iyi transfer gözüyle bakmıyordu. Aksine alternatif oluşturacak vasat bir yabancı olduğunu iddia eden kesim çoğunluktaydı. Kötü giden takımda kendini gösteremeyen Fernandes kupa finalinde kendini gösteriyor ve bonservisinin de sezon sonunda alınmasını sağlıyordu. O günden bugüne birçok badire atlatılmış da olsa ligin en değerli yabancı oyuncusu olma özelliğini Didier Drogba ve Wesley Sneijder gelmeden önce elinde bulunduruyordu.
7.Moussa Sow:
Ligue 1 şampiyonluğunu elde eden Lille'in en değerli oyuncularından olan Sow, o yıl gol krallığına da ulaşmıştı. Geçen yıl devre arasında Fenerbahçe'ye transfer olan Sow, lig ve kupa dahil 14 maça çıktı ve 8 gol 3 asistlik performansı Fenerbahçe'nin son hafta kaybettiği şampiyonluk ve kazandığı kupanın yolunda önemli bir "doping" unsuru haline geldi.
6.Nicolas Anelka:
Avrupa'nın devlerini teker teker gezdikten sonra Manchester City'den Fenerbahçe'ye 2004-2005'in devre arası yolu düşen Anelka, çok ses getirir. İnönü'de Beşiktaş'a attığı o malum gol hala aklımda diye de ekleyeyim. O devre 14 maça çıkıp 4 gol 3 asist yapan Anelka şampiyonlukta pay sahibi olsa da esas etkisini bir sonraki sezonda gösterecektir.
5.Necati Ateş:
Galatasaray'ın eski göz bebeği Necati, geçtiğimiz sezon devre arasında Antalyaspor'dan Galatasaray'a gelerek camiaya kendini tekrar ispat edecekti. Necati Galatasaray'ın gol yollarında çektiği sıkıntıya tam anlamıyla ilaç oldu. 14 maçta 8 gol atıp 6 da asist yapan Necati, takımının şampiyonluğa uzanmasını sağlayan faktörlerin belki de başında geliyordu. Xherdan Shaqiri'ye yönelip en sonunda Necati'yi alan yönetim, belki de bu hamlesine şükrediyordur.
4.Emre Güngör:
2007-2008 sezonunun devre arasında savunmasının direği Rigobert Song'u milli takımı ile Afrika Uluslar Kupası'na göndermek zorunda kalıyordu. Sezon başında alınan ve istenilen performansı vermeyen Ismael Bouzid'in Servet Çetin'in partneri olamayacağı anlaşılınca arayışa giren yöneticiler, Ankaragücü ile problem yaşayan Emre Güngör'ü takıma katar. Emre o dönem muazzam bir performans gösterip milli takımından dönen Song'u da kulübeye oturtup şampiyon kadronun en önemli parçalarından biri haline gelir. Sonrası malum: Euro 2008...
3.Franck Ribery:
Sessiz sedasız getirilen Ribery, aynı dönemde geldikleri Anelka'dan bile daha fazla etki bırakıp kısa sürede ülkesine dönse de ülkemizde çok iyi izlenimler bıraktı. Çok büyük bir gol ve asist yüzdesine sahip olmamasına rağmen oynadığı futbol ve aldıkları tarihi Türkiye Kupası galibiyeti ile benim için sıralamadaki yerini hak ediyor. Daha sonraki Marsilya ve Münih kariyerinin de etkisi yok desem yalan olacak. Haydi mazur görün beni.
2.Marcio Nobre:
Cüzzi rakamlara Cruzeiro'dan alınan Nobre, arkasında oynayan Alex de Souza'nın da yardımıyla 18 maça çıkıp 12 gol atarak ligi "süpürdü". 2003-2004 sezonunun kırılma anı şüphesiz ki Nobre'nin gelişi olacaktı. Ardından takip eden sezonlarda da takımın önemli bir parçası haline gelen Nobre, Beşiktaş ile de bir şampiyonluk kazanarak Türkiye'ye yolu düşmüş en önemli yabancı futbolculardan biri olarak hatırlanacak. İroniyi bulunuz.
1.Fabian Ernst-Yusuf Şimşek:
Mustafa Denizli'nin jokeri haline gelen Ernst ve Trabzonspor'un elinden adeta kapılan "yaşlı" Yusuf, Beşiktaş'ın yıllar sonra gelen ve aynı zamanda son şampiyonluğu olan sezonun bayrak isimleri haline geldi. Transfer nasıl yapılır sorusunun Ernst ile uzun, Yusuf ile kısa vade cevabı da Mustafa Denizli ile verilmiş oluyor. Rakamları da aktaracaktım lakin hiç içimden gelmedi. Tüylerim diken diken oldu o sezonun hayatımdaki yeri büyüktür. Büyük Mustafa'ya bir kez daha can-ı gönülden teşekkür ederim.
Ufuk Tolga Aldırmaz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



-pour-22-5-millions-d-euros-en-aout-2000-photo-richard-mouillaud.jpg)






.jpg)
.jpg)
.jpg)



