Paris Saint-Germain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paris Saint-Germain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2014 Cumartesi

Coman



Tarz

Tarz belirtirken  oluşturduğum kendime has çekingenliği Kingsley Coman'da da sergileyeceğim. Beklentileri yükselten bir örnek verebilirim lakin ayakları yere sağlam basmak gerek. Cristiano Ronaldo'nun Sporting günlerini anımsatan bir tarzı var. Belki daha aklı başında ama yetenek olarak daha fakir(!) olan versiyonu.

Güçlü Yönleri

Kingsley Coman efektif bir top tekniğine sahip. Efektif sıfatını koymamın sebebi hem artistik bir tekniğe hem de bu tekniği saha içinde yararlı kullanma huyundan ötürü. İki ayağını kullanabilmesi ile bu durum birleşince ölümcül bir oyuncu haline gelebilmekte. Top kontrolü ve hızı göz dolduran cinsten. Hızlanış avantajını da topsuz oyunda fazlası ile kullanıyor. Bununla beraber top sürme özelliği de mevcut. Rakibini rahatlıkla ekarte edebiliyor, içe rahat kıvrılabiliyor. Zeki bir oyuncu. Hücum aksiyonlarında nerede ne yapacağını gayet iyi biliyor. Törpülenmiş ancak yok edilememiş egosuna rağmen doğruyu seçmekte zorlanmıyor. En büyük artısı da bana kalırsa olgun bir oyun icra ediyor olması.

Zayıf Yönleri

Maç tecrübesi yok. Süre buldukça kişisel gelişimi de hızlanacaktır. Orta zaafiyeti de mevcut. Yüksek toplar konusunda da arafta kalmış bir vaziyette. Zayıf demek belki hoş olmayacak lakin geliştirmesi gerek.

Nasıl Kullanılabilir?

Hücumun iki kanadı ve orta sahada hücumcu merkez oyuncusu olarak kullanılabilir. İlk etapta kanatta kullanılması oyun görüşünü de geliştirecektir diye düşünüyorum.

Transfer Durumu

Söz konusu değil. Paris Saint-Germain'in alt yapısının göz bebeklerinden.

Gelecekte Ne Olur?

Beni fazlası ile heyecanlandıran bir isim. 16 yaş hakikaten zor yaş. Buna karşın muhteşem bir potansiyeli ve onu realiteye çevirebilecek bir mental yapıya sahip.

25 Temmuz 2013 Perşembe

Fazla Malın Getirdiği Sorun

Özellikle ülkemizde meydana getirilen tartışma ortamlarından en popüleridir "X ve Y yan yana oynar mı?" sorunsalı. Yakın dönemde Alex-Tümer, Sergen-Tümer, Ricardinho-Delgado gibi soruların sorulması benzer tipte iki oyuncu kadroda bulunuyorsa elzemdir. Özellikle rahmetli Kazım Kanat'ın favori tartışma konularından biriydi, mekanı cennet olsun.

Paris Saint-Germain'in geçtiğimiz günlerde büyük bir meblağ karşılığında(o kadar büyük ki anımsayamıyorum) kulübe kattığı Edinson Cavani de beraberinde aynı soruları Fransız basınına sordurttu: "İbrahimovic ve Cavani yan yana oynar mı?"

İşin aslı ,sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, oynamak mecburiyetinde. Nasser Al-Khelaifi'nin dile getirdiği bir cümle vardı. Hatta biz buna aba altından sopa göstermek de diyebiliriz: "Edinson'u Zlatan ile birlikte oynasın diye aldık.". Laurent Blanc'ın işi kolay olmayacak. Hazırlık maçlarında 4-2-3-1'e adapte etmeye çalıştığı takımında Cavani'ye yer açmak zorunda. Real Madrid'e geçen Carlo Ancelotti'nin geçtiğimiz sezon uyguladığı 4-2-2-2 sistemi aslında bunun için biçilmiş kaftan gibi duruyor. Bunun yanı sıra bir diğer seçenek 4-2-3-1'de Cavani'yi sol forvet olarak değerlendirmek. Uruguay teknik direktörü Oscar Tabarez'in Konfederasyonlar Kupası'nda benzer bir uygulamayı yapışı taze bir örnek olarak karşımızda durmakta. Hatta bir örnek de sanal dünyadan vereyim, PES'te yaptığımız gibi İbrahimovic'i daha sarkık oynatıp ileri uca Cavani'yi yerleştirebilir.

Fazlaca şans mevcut. Avrupa'nın en skorer 4-5 isiminden ikisi takımda iken çare tükenmez diye düşünmekteyim. Buna karşın kadro şişmeye başladı. Laurent Blanc'ın zaten eğreti bir biçimde takımın başına getirildiği aşikar. "Big Boss" Zlatan'ı memnun etmek birincil görevi. Fransa Milli Takımı'ndaki Blanc değil de Bordeaux'daki Blanc Paris ekibinin başına geçtiyse Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalin ötesinin görülmesi iş dahi olmaz. Keyifle bekliyoruz.

Ufuk Tolga Aldırmaz

20 Mart 2013 Çarşamba

Rabiot

En sağdaki kardeşimiz Rabiot


Adrien Rabiot, Paris Saint-Germain'in alt yapı mahsüllerinden birisi. Her ne kadar daha önce farklı akademilerde eğitim görmüş olsa da hatta Manchester City ile kontrat imzalamış olsa da kaderi PSG'de imiş. City'de İngilizler'in "homesick" dediği hatta bildiğim kadarıyla Jesus Navas'ta da var olan yabancı bir diyara adapte olamama sorunu onu da vurmuş. Sonra ülkesine geri dönmüş ve PSG alt yapısına katılmış.

Özellikle son dönemde Arap sermayesine satılan PSG ile "alt yapı" kalıbını aynı cümlede kullanman biraz(!) garip kaçsa da finansal fair-play ve git gide artan alt yapı trendi neticesinde yatırımlar oraya da gitmiyor değil. Camp des Loges'den son dönemde yetişen Mamadou Sakho'dan sonra 1995 doğumlu Rabiot'nun gelmesi bekleniyor. İlerleyen dönemde Sakho ile birlikte Rabiot'nun bir Iker Casillas, bir -teşbihte hata her zamanki gibi olmayacak- Steven Gerrard gibi bayrak taşıyan temsilcileri olacak diye bakıldığını hemen ekleyeyim. Buna karşın birden Newcastle United gibi Manş Tüneli'nin öteki ucundaki Fransa milli takımına giderse de şaşırmayacağım. Araplar'ın genel politikası ne olur bilinmez. PSG'de kalsa da kalmasa da yakın zamanda adını duyuracaktır. O yüzden şuralarda adı geçsin istedim.

Rabiot orta sahanın ortasında görev alıyor. Devre arasında Toulouse'a kiralık olarak yollandı. 3 Nisan'da on sekize girecek. Nasıl bir kariyere sahip olacak hep birlikte göreceğiz.

Ufuk Tolga Aldırmaz

16 Mart 2013 Cumartesi

Gözlemcinin Not Defteri: #2 Sebastien Corchia




Sebastien Corchia 1 Kasım 1990 Paris doğumlu bir Fransız. Aynı zamanda İtalyan pasaportu da bulunan Corchia çifte vatandaşlık hakkına sahip. Buna karşın A milli takım seçim hakkını hala kullanmamış olsa da Fransız Milli Takımı'nda oynamasına kesin gözüyle bakılıyor.

Corchia doğduğu bölgenin takımı olan Rosny-sous-Bois'de futbol yaşantısına başlar. Henüz altı yaşında girdiği yerel kulüpten sekiz yaşında Villemomble Sports'a geçer. Buraya kadar pek önem arz etmeyen isimler bundan sonra önemli hale gelecek. Sadece İle-de-France bölgesinin en iyi gençlerinin girebildiği ve ülkenin en önemli futbol akademilerinden biri olan Clairefontaine futbol akademisine-Nicolas Anelka,Thierry Henry gibi önemli isimlerin yetiştiği akademi.Hatta Moussa Sow'u da dahil edebiliriz.- girme başarısını gösterir. Birkaç yerel takımla da maçlara çıktıktan sonra Paris Saint-Germain'in alt yapısına girmeyi başarır. Henüz on dört yaşındadır. On altı yaşına kadar burada kalmaya devam eder. Buna karşın 2006 yılında Ligue 2 ekiplerinden Le Mans'ın ciddi teklifini yarışmacı takımlarda boy gösterebilmek için kabul edecektir. 2009'da ilk resmi maçına çıkar. 2008-2009 sezonu boyunca dokuz, 2009-2010 sezonunda 35, 2010-2011 sezonunda 36 karşılaşmaya çıkacaktır. Başarılı ve istikrarlı geçen bu son iki sezonun ardından Ligue 1 ekiplerinden Sochoux'ya transfer olur. Transferin bedeli açıklanmasa da bir milyon Euro civarı bir para dillendirilmişti. Geçtiğimiz sezon ilk sezonunu yaşayan Corchia 31 karşılamada yer aldı. Bu sezon da neredeyse sektirmeden oynamaya devam ediyor. Kariyeri boyunca 181 maça çıkıp -ki bunların 100'ü genç yaşına rağmen Ligue 1'de- 8 gol ve 14 asist istatistiğini hanesine yazdırmıştır. Bunun yanında küçüklükten beri formasını giydiği Fransa Milli Takımı'nın alt yaş kategorilerinde elliden fazla maçta forma giydi. Ekstra olarak kariyeri boyunca direkt kırmızı kart görmediğini ekleyelim. 

Özellikler

Her şeyden önce çok istikrarlı bir isimden bahsediyoruz. Hiçbir ciddi sakatlık problemi yaşamayan ve agresif tavırları olmayan bir isim. Devamlılığın günümüz futbolunda ne denli önemli olduğunu düşünecek olursak ilk olarak bunu lanse etme gereği hissetmemi anlayışla karşılarsınız. Pozisyon bilgisi yüksek bir isim. Bunun getirisi olarak defansif aksiyonlarda yer tutuşunun hatalara mahal bırakmayacak düzeyde olduğunu göreceksiniz. Buna karşın 1.75 boyunda olması neticesinde yüksek toplarda ters kademeye girme konusunda sıkıntı yaşamasına neden oluyor. İkili mücadelelerde yere sağlam basmasına karşın yine aynı sebepten hava toplarını kazanma yüzdesinin son derece düşük olduğunu görüyoruz. Tabii bunlar bir bek için ne denli handikaplar oluyor orası muamma. Bunların yanı sıra defansif açıdan ele aldığımızda markaj yeteneğinin yeterli seviyede olduğunu ve bununla birlikte top kapma becerisine iyi seviyede sahip olduğunu gönül rahatlığıyla belirtebilirim. Öyle ki Ligue 1'in bu konuda en önemli ismi olan Paris Saint-Germain'li Christophe Jallet'nin maç başı ortalaması 2.8 iken Corchia'nın 2.4. Bunun yanında flaş transferlerden biri olan Gregory van der Wiel'ın ortalaması da 1.9. Ekstra olarak interception diye tabir edilen oyuncuyu engelleme, topla arasına girme ortalaması 3.2. Bu da onu bu alanda Ligue 1'in en iyisi yapıyor. Son olarak bir bekten savunma anlamında bekleyeceğiniz ölçütlerden biri olan top kaybı alanında liginin kendi mevkiisinde Gary Bocaly'nin ardından ortalama 0.1'lik bir fark ile ikinci sırada yer aldığını söyleyebiliriz. Son derece düşük bir oran olarak göze çarpıyor. 

Hücum özelliklerine gelecek olursak en önemli özelliğinin hızı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Patlayıcılığı ile de birleşince takımının hücum gücünün önemli bir payını alıyor. Bunun yanında dribling yeteneğinin üst düzey olması ve "koşu kalitesinin" de yüksekliği önemli. Topla bocalayan tiplerden değil. Önündeki partneri ile olan uyumu hücum bölgesinde pek önem arz etmemesine rağmen defansif organizasyon açısından dikkat edilmesi gereken bir husus halini alıyor. Bunun yanında topsuz oyunda henüz gelişimini pek sağlayabilmiş değil lakin iyi bir öğreticinin elinde önemli bir seviyeye ulaşabilir. Sürpriz koşuları ve şutlarının da çok ekmek yediğini söylemeden geçmeyelim.

Velhasıl kelam onun için komple bir bek diyebiliriz. Bunun yanında onu daha da "komple" yapacak noktayı sona sakladım. Corchia sol ayağını da kullanabiliyor. Bu da onu haliyle sol bekte de kullanılabilir bir hale sokuyor ki versatil hale gelmesi açısından önemli. 

İleride Nereye Gider? 

Fransa U-21 takımının kaptanı ve Clairefontaine etiketi ile ülkesinin büyük takımlarında yer alması iş değil. Avrupa'nın baş ve baş altı kulüplerine atlayabilecek mi asıl soru bu. Kesin konuşmaktan özellikle yazılarımda kaçınsam da onun önemli bir oyuncu haline geleceğine kalıbımı basabilirim. 

Fiyat Aralığı Ne Olur? 

Çok zor soru. Bu yaz bir transfer yapabileceğini düşünüyorum. Gareth Bale ve Neymar gibi oyuncuların uçuk rakamlar karşılığında transfer olacakları konuşulurken onun da değerini bir rakamı ile başlayan çift hanelerde görebiliriz. He olur da transfer olmaz bir sonraki yazı bekleriz. Elbet bir gün olacak.

NOT:Sıkıştıracak bir yer bulamadım.Kendine güveni üst seviyede. Bunun yansıması olarak frikiklerin veyahut penaltıların başına kendisini "atayabilir". Misal şurada.

Ufuk Tolga Aldırmaz
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...